Kaplicamiz

Kaplıcamızın Tarihi

İlçe merkezinin 2.5 km batısında hamam dağı eteklerindedir. Tarihi kaplıcayı Vakıflar Genel Müdürlüğün'den kiralayan Ilgın belediyesi işletmektedir.
Yeri ve bugünkü durumu : İlçe merkezinin 2.5 km batısında Ilgın- Akşehir asfaltı üzerindedir.İki ayrı dönemde yapılan kaplıcanın ilk defa 1236 miladi yılında 1 . Alaedddin Keykubat döneminde ikinci Defa ise 2.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından miladi 1267 yılında yaptırıldığı anlaşılmakladır. Mimari Özellikleri: 16x20 metre ölçüsünde olan kaplıca yaklaşık doğu- batı istikametinde uzanmış ve birbirine bitişik iki hamamdan ibarettir. Doğu cephesinde kubbeli erkek ve kadınlara hizmet veren kuzey-güney yönünde uzanan 1968 tarihinde Ilgın Belediyesi tarafından yapılan ve işletilen 3. bir kaplıca binası bulunmaktadır. Kaplıcanın kadınlar kısmına kuzeyden yanları iki duvarla kapalı bir revakla girilir.üç sivri kemerle revak’ın üstü ortadaki daha büyük yanlardaki oval üç kubbe ile örtülüdür.Kubbeler,önde iki serbest ayağa arkada duvarlar bitiştirilmiş taş ayaklarla , yanlarda duvar ile birbirine bağlı esas ve tali kemerler vasıtası ile desteklenmektedir. Revak cephesi, ayak ,kemer ve kubbeleri sıvalıdır.Cümle kapısı 40 cm eninde profilli bir çerçeve ile süslenmiştir.Bir boşluktan sonra üzeri büyük kubbe ile örtülü olan soyunma mahalline girilir,kubbenin ağırlıkları köşelerde üçgenler yardımı ile duvarlara aktarılmakta ve eteğinde profilli süslemeler mevcuttur.Buranın aydınlatılması cümle kapısının üzerindeki pencere kubbe merkezindeki aydınlık deliği ile sağlanmaktadır. Soyunma mahallinden bir kapı ile 8,30x8,45 m ölçüsünde sıcaklık havuzlarına girilir,buranın özellikleri de dış kısımdaki özelliklerin aynısıdır, aydınlatılması güneye açılan bir alt pencere ve kubbe merkezindeki yuvarlak ışıklık ile sağlanmıştır. Kadınlar kısmının doğusuna bitişik kaplıcanın ikinci kısmı erkekler bölümüdür,kadınlar kısmının mimari özelliklerini taşımasına rağmen havuzlu kısmın aydınlatılması kubbede 8 adet ışık gözleriyle sağlanmaktadır.
Malzeme ve teknik özellikler :Kaplıcanın iç ve dış kısımlarının sıvalı olması bakımından,yapımında kullanılan malzemenin özelliklerini öğrenmede zorlanıyoruz, ancak kaplıcanın ve yörenin yapısal özelliklerine baktığımızda kesme taşlarla ve moloz taşlarla yapıldığını görmekteyiz,ayrıca revak’ın üzerini örten kubbelerin yapımında tuğla kullanılmıştır.Kaplıcanın iç döşemeleri ise mermerdendir.

 

KAPLICANIN TARİHİ  ve KİTABELERİ:

   Evliya Çelebi Ilgın isminin şehrin batısında Selçuklu ve beylikler döneminde( Ab-ı  Germ ) diye bilinen ılıcadan  geldiğini bildirmektedir.   Katip Çelebi  Cihannuma  adlı eserinde Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat  tarafından kaplıcanın  kagir kubbe  ve içindeki havuza iki mevziden  aslan ağızlı lülelerden su akan  hamam bina ettirdiğini  söylemektedir. Hammer’in eserine göre Sultan Murat  1638 de  Bağdat’ a giderken  kaplıca önünde Otağını kurduğu  ve burada bir saray inşa ettirdiği belirtilmektedir.Yapılan kazılarda ve burada ortaya çıkarılan ardıç kazıklı temellerin 2. Murat’ın yaptırdığı saray temelleri  olduğu ileri sürülmektedir. Böylece kaplıca geçmişi ile günümüze kadar bazı değişikliklere uğradığını göstermektedir. Özellikle bunlardan kadınlar kısmındaki soğuk su havuzunun yenilendiği ve  kubbe altındaki soyunma yerlerinin değiştirildiği ayrıca sıcak su bölümünde bulunan havuzunda yenilendiği anlaşılmaktadır. Gerek  Süheyl Ünver ‘in gerekse Katip Çelebinin  Cihanuma  adlı eserinde  belirtilen ve kaplıcanın  Alaeddin Keykubat  dönemine ait ilk kitabe bu gün mevcut değildir.kaybolduğu ileri sürülen ve daha sonra Gaffar Toysalgır  tarafından bulunan  kitabenin tercümesi şöyledir:

  “Buraya gelenlere ve su alanlara!  Bu temiz şifa yeri şahlar şahı  büyük sultan, milletlerin (Efendisi) hükümdarı Arap, Acem,sultanlarının efendisi Dünya da Allah’ın gölgesi dünya ve dinin yücelticisi (ışığı) Ebul   Feth  Keykubad  bin  Kılıçarslan  mü’minlerin emrinin delili Allah onun devletini ebedi ve iktidarını güçlü kılsın  sultan iktidarı günlerinde 1236  senesinde  Allah’ın güçsüz kulu Tanrı rahmetine muhtaç  Cemaleddin yaptı” denilmektedir.  Ab-ı Germ  1236 tarihli ve arapça ile işlenmiş bu kitabeye göre  kaplıcanın  1. Alaeddin Keykubat  tarafından  yaptırıldığı anlaşılıyor.

2. kitabe: Kaplıcanın kadınlar kısmı cümle kapısı üzerinde bulunan iki taraflı 0,75m x 100m  ölçüsünde ve mermer üzerine işlenmiş Sahip Ata Hüseyin oğlu Ali’ye ait kitabenin tercümesi : 

“Bu temiz yüce ılıca inşasını  sultan Gıyasettin  Ebul Feth Keyhüsrev Bin Kılıçarslan’ın zamanı devletinde veziri azam  hayrat ve hasenat babası  aleme   mahzı selah olan  Hüseyin oğlu  666  senesinde emretti.Allah bu gibi  işlerini kabul buyursun  “

   Buradan da  kaplıcanın 1267 yılında Sultan 3. Gıyaseddin Keyhüsrev’in zamanında  Sahip Ata tarafından Yaptırıldığı  ve mimarının da   Kaluyan   olduğu anlaşılmaktadır. 
M.ferit –M.Mesut  bu kaplıcanın 1267 yılında 4. Kılıç Arslan oğlu  3. Gıyaseddin Keyhüsrevin  padişahlığında vezir Hüseyin oğlu Ali tarafından yaptırılmıştır. Buna göre iki parça halinde mermer taş üzerine beşer satırlık kitabelerin sağ taraftaki tercümesi şöyledir.

   “Mülk Allah’ındır.Büyük sahip hayır ve bereket babası alemin ıslahatçısı  Hüseyin oğlu Ali Allah emellerini kabul etsin  666 hicri”   Sol taraftaki  kitabenin  tercümesi ise  “ Sultana ait   Bu mübarek kaplıcanın inşası  Büyük Sultan  Gıyas-ed- dünya  ve ‘d –din  ebul fetih mü-minlerin emirinin  burhanı  Kılıçarslan’ın oğlu Keyhüsrev  yaptırmıştır. Amele  Keluyan 3.Kitabe : Kadınlar kısmı cümle kapısı arkasında kuzey duvarında bulunan mermere yazılmış olan kitabedir. Bu kitabe  M Ferit ve M.Mesut’a göre erkekler kısmı ilave edildikten sonra önce soyunma mahalline sonra şimdiki yerine kaldırılmıştır.Kitabe sultan Abdülhamit zamanında 1839  yılında Nazmi Sermeda isimli  bir şair Tarafından yazılmıştır. 

Kitabenin  Tercümesi  :

TARİHİ KAPLICALARIN MİMARI  :

   Kaplıca Sahip Ata  Fahreddin  Ali’nin yaptırdığı eserlerden birisidir.Konyalı Hacı Ekber  oğlu Hüseyin’in ve Selçukluların büyük devlet adamlarından birisi olan bu zatın  çok sayıdaki eserlerinde  Keluk bin Abdullah  ve Kaluyanel  Kunevi   isimli mimarların adı geçmektedir.Sanatkar Keluyan  Antalya, Ilgın,Akşehir,Sivas ve Konya’da çalıştığı çeşitli kaynaklarda yazılıdır.Özellikle 1267 yıllarında Ilgın’ da bulunduğu İleri sürülmektedir.Bu tarih kaplıcanın kitabesindeki tarihle aynıdır.

 kaynak:  http://www.ilgin.bel.tr/v2/popup/kaplicatarihi.php